Tarikat ve cemaatlerle yapılan “protokol”lerin devam edeceğini söyleyen AKP’giller’in MEB’inin tepesindeki Yusuf Tekin’e cevabımızdır: Doğanız ve sınıf yapınız gereği siz cemaat ve tarikatlara, biz Laik Eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz!

Tarikat ve cemaatlerle yapılan “protokol”lerin devam edeceğini söyleyen AKP’giller’in MEB’inin tepesindeki Yusuf Tekin’e cevabımızdır: Doğanız ve sınıf yapınız gereği siz cemaat ve tarikatlara, biz Laik Eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz!

AKP’giller’in Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2024 bütçe görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada “Sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz”, diyerek Laiklik düşmanı AKP’giller’in gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koydu.
Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal’in kuruculuğunu üstlendiği Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturan tüm devrimleri yok etmek üzerine kurulu AKP iktidarı, Cumhuriyet’in 100. yılında, ülkemizi Ortaçağ karanlığına koşar adım sürüklemeye devam ediyor. Özellikle eğitim alanında planlı bir şekilde yürütülen gerici saldırılara her gün bir yenisi daha ekleniyor. Dün yine Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın yönetim merkezi olarak görev yapan TBMM’nin çatısı altında hain ve işbirlikçi Tefeci-Bezirgân Sınıfının temsilcileri Laik ve Bilimsel Eğitime saldırdı.
Yazdığı kitapta Şeriatı öven, karma eğitimin son bulmasını savunan AKP’giller’in Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, son olarak tarikat ve cemaatlere sonuna kadar destek vereceklerini söyledi. Tekin yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023 yılı itibarıyla geçerli 2 bin 709 tane protokolümüz var. Bu protokollerden bin 167 tanesi resmi kurumlarla, 550 tanesi STK’larla, 986 tanesi ise TEMA’dan Kızılay’a bir sürü STK’yla. Bunların içerisinde sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır. Ben bu protokollerle bize destek olanlara da teşekkür ediyorum. Onlarla protokol yapmaya da devam edeceğiz. Çünkü onlar çocukların dağa çıkmasını engelliyor. Onlardan siz bunun için rahatsızsınız. Ben o STK’larla protokol imzalamaya devam edeceğim. Çocuklarımın dağa çıkmaması için sizin insan kaynağınıza, insan yetiştirmemek için buna devam edeceğim.”
Oysa 1925 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu çerçevesinde, bugün adına “cemaat ve tarikatlar” denilen tekke ve zaviyelerin kapatılması esas alınmıştır. Bu kapsamda bugün faaliyet gösteren tarikat ve cemaatlerin yapılanmaları da anayasal açıdan bütünüyle yasadışıdır. Yasalar bu kadar açık ve ortadayken Meclis kürsüsünden eğitimin tarikat ve cemaatlere teslim edilmesini yüksek sesle savunmak, AKP’giller’in Laik Cumhuriyet’i bütünüyle ortadan kaldırma özleminin ve çabasının bir başka açık ifadesidir. AKP’giller’in Laik Cumhuriyet’e yönelik bu saldırılarına yıllardır ses çıkarmayıp göz yuman, tarikat ve cemaatleri “sivil toplum kuruluşu” sayan, bugünlerde ise Laiklik ve Mustafa Kemal düşmanı hain Şeyh Sait’i paylaşamayan başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere Meclisteki diğer Amerikancı partiler de bu suça ortaktır!
Halkçı Kamu Emekçileri olarak; iktidarıyla muhalefetiyle Laik Cumhuriyet’i yıkmak isteyenlerin karşısında dün olduğu gibi bugün de set olmaya devam edeceğiz!
Ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğini tarikat ve cemaatlerle işbirliği içinde olan, hatta kendisi de artık bir tarikat haline gelmiş bulunan AKP’giller’e teslim etmeyeceğiz!
Yaşasın Laik, Bilimsel, Kamusal ve Demokratik Eğitim Mücadelemiz!
18 Aralık 2023
Halkçı Eğitim ve
Bilim Emekçileri

Sosyal Medyada Paylaşın: