Yedi Düvele karşı bin bir çeşit acılar, yokluklar, yoksulluklarla, genci, yaşlısı, kadını, erkeğiyle, dişler tırnağa takılarak ama asla boyun eğmeden Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mız kazanılmış, bu zafer Cumhuriyetin ilanı ile taçlanmıştı. Ancak daha yapılacak çok iş vardı ve Kurtuluş Savaşı’mızın önderi Mustafa Kemal ve genç cumhuriyetin devrimci kadroları bir kez daha kolları sıvadılar. Ulusal bütünlüğü bozacak, ülke ve halk olarak ilerlemenin, gelişmenin önündeki her türlü engel kaldırılacaktı, başka yolu yoktu. Her fırsatta bağımsızlığımıza, gelişmemize düşman emperyalistler tarafından beslenen, cumhuriyet ve halk düşmanı kurumların ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bu nedenle 3 Mart 1924’te 3 Devrim yasası yürürlüğe kondu.
3 Mart Devrim Yasaları:
Bu yasalarla, Cumhuriyet’in en önemli kazanımı olan Laiklik ilkesi teminat altına alınmaya çalışıldı. Böylelikle halkımızın, çocuklarımızın Laik ve bilimsel eğitim almasının önü açıldı Ancak Cumhuriyetin kuruluşundan kısa süre sonra iktidara yerleşen Finans Kapital+ Tefeci-Bezirgân ittifakı karşı devrim sürecini de kerte kerte başlatmış oldu. Süreç içerisinde 3 Devrim Yasası’nın bütünlüklerinde önemli gedikler açıldı
24 yıldır ülkemizin tepesine çöreklenen Ortaçağcı gerici AKP’giller iktidarı ise Laik Cumhuriyete izini tozunu bırakmamacasına saldırmaktadır. AKP’giller’in Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 429 sayılı Kanunla belirlenmiş temel görev alanının dışına çıkarak Medeni Kanun’un yayınlanmasından sonraki zamana ait boşanma, miras, kira sözleşmesi gibi hukuksal konularda fetvalar vermektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı benzer şekilde, 2012 yılından itibaren hafızlık eğitiminde yaş sınırlamasını kaldırmıştır.
4+4+4 Kesintili Eğitim Modeliyle, ÇEDES’lerle, değerler Eğitimi’yle, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle, “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle, Laik ve Bilimsel Eğitimden eser kalmamış, okullarımız, üniversitelerimiz Peşaver Medreselerinden farksız hale gelmiştir. Taşımalı eğitimle köy okulları kapatılmış, köylerdeki aydınlık karanlığa gömülmüştür.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi, MESEM faciası her yıl binlerce çocuğumuzun hayatını alt üst etmekte, onları sermayeye ucuz iş gücü olarak peşkeş çekmekte ve iş cinayetlerinde katletmektedir.
Biz Halkçı Kamu Emekçileri; 3 Mart Devrim Yasalarının bugün, 102 yıl önce çıkarıldıkları gün kadar önemli, değerli ve hayati olduğunu biliyoruz. Emperyalist Uşağı, Halk düşmanı iktidarların en azılısı AKP’giller’in Ortaçağcı gerici uygulamalarına karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Laik Cumhuriyete ve kazanımlarına sahip çıkmayı, daha da ileriye götürmeyi temel devrimci görevimiz biliyoruz. (03.03.2026)
Halkçı Kamu Emekçileri
ARŞİV
5 gün önceARŞİV
10 gün önceARŞİV
13 gün önceARŞİV
13 Mart 2026ARŞİV
13 Mart 2026ARŞİV
13 Mart 2026ARŞİV
13 Mart 2026
1
Sendikamız Eğitim-İş’in 7. Olağan Genel Kurulu’nda Halkçı Eğitim ve Bilim Emekçileri olarakbir kez daha Devrimci Sınıf Sendikacılığının bayrağını dalgalandırdık!
1382 kez okundu
2
Birleşik Kamu İş 6. Olağan Genel Kuruluna devrimci sınıf sendikacılığı bayrağını yükseltmek için adayız.
1166 kez okundu
3
EĞİTİM-İŞ BURSA ŞUBE ESKİ BAŞKANI ÖZKAN RONA GÖZALTINA ALINDI
1157 kez okundu
4
Halkçı Kamu Emekçilerinin, Birleşik Kamu İş 6. Olağan Genel Kurul Bildirgesi
1106 kez okundu
5
Halkçı Eğitim ve Bilim Emekçileri olarak Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF)’ye bağlı Eğitim Emekçileri Enternasyonali (FISE)’nin20’nci Olağan Kongresine katıldık
1066 kez okundu