23 Nisan 2026 Perşembe
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti, yaşam ve geleceğini biricik amaç bildiği halkını emperyalizm ve kapitalizmin tahakküm ve zulmünden kurtararak yönetim ve egemenliğimizin gerçek sahibi olmakla amacına ulaşacağı kanısındadır.”
İşte 106 yıl önce Meclisin ve hükümetinin işlevini ve aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’mıza kaynaklık eden anlayışı böyle ortaya koyuyordu, Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın Önderi Mustafa Kemal.
106 yıl önce 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’mıza komuta etmiş ve Emperyalist Yedi Düvele karşı verdiğimiz destansı mücadeleyi kazanmamızda büyük rol oynamıştır. Saltanat ve hilafetin temsilcilerine isyan bayrağı çeken Ankara Hükümeti, ilk olarak Anadolu’da dağınık olarak direnişe geçen Kuvayimilliye birliklerini tek çatı altında toplayarak kurtuluşa giden yolu açtı. Bu meclis ki bozkırın ortasında açan bir kardelen oldu işgal altında ezilen yurdumuza. Okul sıralarıyla dolu, sobayla ısınan tek katlı bir binaydı ulusun kaderini değiştirecek olan meclisin hali ama aslolan “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” iradesinin vücut bulmasıydı 1920’deki inanç. Mustafa Kemal’in “Ya İstiklal, Ya Ölüm!” diyerek Samsun’dan başlattığı Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mız, Ankara’daki o küçücük meclisten çıkan büyük kararlarla “Hattı müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!” emriyle Anadolu’nun bağımsız bir vatan olmasıyla son buldu.
Ama ne acıdır ki Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mızın zaferiyle kurulan Laik Cumhuriyet’in sembolü olan bu Gazi Meclis; kuruluşunun 106’ıncı yılında “ulusumuzu mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme” teslim olmuştur. İktidarı da muhalefeti de ABD Emperyalist Haydudunun belirleyerek, ceylan derili koltuklarına oturttuğu bu meclis, artık ulusal egemenliğimizin dayanağı değildir!
Bu meclis artık Kanlı Zalim ABD’nin savaş örgütü NATO’ya “Hayır” diyemeyenlerin, “Bir kereden bir şey olmaz” diyenlerin, okullarımız Peşaver Medreselerinden farksız hale gelmişken, yılan yuvası tarikat ve cemaatleri demokrasinin gereği olarak görenlerin doluştuğu bir meclistir. İşte bu kuklalar, kuklacı ABD Emperyalist Haydudunun ajan örgütleri, Pentagon’u, Washington’u tarafından BOP yani Yeni Sevr çerçevesinde oynatılmaktadır. Bu güruh, Türkiye’yi elbirliğiyle adım adım BOP cehennemine doğru sürüklemektedir.
Emperyalist efendileri tarafından 24 yıldır tepemize çöreklendirilen Mustafa Kemal, Laik Cumhuriyet düşmanı AKP’giller İktidarı, bir yandan da ülkemizi Ortaçağcı Faşist Din Devletine doğru sürüklemektedir. İşte bu hain iktidar aynı zamanda çocuk düşmanıdır. “Dindar ve Kindar”nesil yetiştirme hedefleri doğrultusunda Laik ve Bilimsel eğitimim kırıntısını dahi bırakmadıkları eğitim kurumlarımızda çocuklarımız düşünemeyen, sorgulayamayan, akıl yürütemeyen varlıklar haline getirildiler. Beslenme, barınma, eğitim alma gibi en temel çocuk haklarından yoksun bırakıldılar. “Değerler Eğitimi” diye diye, insani ve vicdani tüm değerlerin çökertildiği, bu ahlaksız düzende çocuklarımız kendilerini değerli hissetmiyor artık; vicdani, insani, ahlâki değerler de geliştiremiyorlar ne yazık ki. MESEM’lerde katlediliyor, cemaat tarikat evlerinde tacize tecavüze uğruyor, aç kalıyor, çocuk yaşta evlendiriliyorlar. En temel gereksinimleri olan sevgi ve güven duygusunu tadamıyorlar. Bu çürümüş, kokuşmuş düzen, umutlarını, sevinçlerini, hayallerini, geleceklerini çalıyor çocuklarımızın. Sevginin olmadığı, şiddetin kol gezdiği bir ortamda mutsuz, umutsuz, geleceksiz, güvensiz çocuklarımız.
Oysa 23 Nisan aynı zamanda çocuk bayramıdır. Mustafa Kemal tarafından geleceğimiz olan çocuklara armağan edilmiştir. Dünyada bir ilktir. Ve ne acıdır ki ülkemiz çocukları bugün çocuk düşmanı bir iktidarın zulmü altında inim inlemektedir.
İşte bu nedenlerle Halkçı Kamu Emekçileri olarak bizler; çocuklarımıza yaşanılacak bir dünya bırakmak adına Mustafa Kemal’in Bursa Nutku’nu görev addediyoruz. Başta çocuklarımız olmak üzere halkımızın hür güçlü, mutlu bir ülkede yaşamaları için ABD ve AB Emperyalistlerine ve onların yerli işbirlikçilerine karşı var gücümüzle mücadele ediyoruz. Tam bağımsızlığımızı kazanacağımıza cesaretimiz ve bilincimizle ant içiyoruz.
Yaşasın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı!
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Emperyalistler, işbirlikçiler geldikleri gibi gidecekler! 23.04.2026
Halkçı Kamu Emekçileri