Selam Olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Ruhuna ve Özüne Göre Yaşatanlara!
Selam Olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Örgütlü Mücadeleyi Örenlere!
8 Mart 1857… Kapitalizmin vahşi çarklarının döndüğü Amerika’da İşçi Sınıfı insanlık dışı koşullarda çalışmaktadır Kadını, Erkeği ve Çocuğuyla …Bu düzene insanoğlu dayanır mı? Hele yaşamı üreten kadınlar, güneşten de önce uyanan kadınlar? İnsan isyan ruhludur….Bir kıvılcım yeter.
Bu kıvılcım günde 15-16 saat çalışan ancak çok düşük ücret alan New York’lu Dokuma İşçisi Kadınlardan gelir. Daha iyi yaşama koşulları, eşit işe eşit ücret ve 8 saatlik işgünü talepleriyle greve çıkarlar İşçiler. Ne yazık ki Parababalarının bugün de yaptığı gibi, grev zorla ve kanla bastırılır.
1910’da 8 Mart, Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart 1857’de katledilen kadın işçileri anmak ve mücadele günü olarak kutlanmak üzere 2. Enternasyonal’e bağlı Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak oybirliğiyle kabul edilir ve o günden bugüne 8 Mart’lar bizler için hem anma hem de mücadele günü olarak devam ede gelir.
İşte bu katliamın üzerinden 169 yıl geçti.
Dünyada ve ülkemizde değişen bir şey var mı kadınlarımız, erkeklerimiz ve çocuklarımız açısından?
Parababaları 1800’lerde, 1900’lerde neyse bugün de aynı şekilde vahşi ve acımasız. İşçi Sınıfımızı, emekçi kadınlarımızı, çocuklarımızı ölümüne sömürüyor, fabrika cehenneminde yakıyor ve kanlarını emiyorlar.
Coğrafyalar farklı olsa da sömürü, katliam aynı şekilde devam ediyor.
ABD’de 1857 yılında yaşananlar 2025 yılında Kocaeli Dilovası’nda bir fabrikada 3’ü çocuk yaşta olmak üzere 6 kadın ve 1 erkek işçinin göz göre göre yandığı yangından farklı mı? Ya da hakları için direnen kadın erkek işçilere yapılan saldırılar o zamanki baskı ve zulümden farklı mı?
İşte MESEM’lerde katlettikleri çocuklarımız…
İşte her gün acımasızca, vahşice katledilen kadınlarımız…
İşte tarikat, cemaat ve gerici derneklerde yaşamları, masumiyetleri ve gülüşleri çalınan çocuklarımız….
Ya Dünyada yaşananlar…
ABD Emperyalizminin azgın saldırıları devam ediyor. Önce Venezuela, Küba ve şimdi de Ortadoğu’daki bekçi köpeği İsrail ile birlikte İran’a saldırısı. Küba ‘da ABD ambargosu nedeni ile çocuklar, bebeler ilaca ulaşamazken İran’da kız çocuklarının okuduğu okulu hedefli bombalayarak 165 mazlum yavrunun bedenini parça parça ediyor canavar Emperyalizm…
Görüldüğü üzere her hücrelerinden kan ve pislik akıyor bu Emperyalist Parababaları düzeni ve bu düzenin bekçiliğini yapan Ortaçağcı Gericiliğin. Her gözeneği kötülük, ahlâksızlık, acımasızlık dolu! Kötülüğe doymuyorlar! Sınırsız kötülüklere; en çok da küçücük çocuklara, kadınlara reva gördükleri akıl almaz, yürek dayanmaz, insanlık dışı kötülüklere doymuyorlar. Hiçbir insani, ahlaki ve vicdani değere sahip olmayan Parababaları, tüm dünya halklarına, işçilere, kadınlara, çocuklara kan kusturuyor, cehennem hayatı yaşatıyor.
Hele ülkemiz gibi Ortaçağcı Gericiliğin egemen olduğu toplumlarda bu sömürü ve ayrımcılık daha da azgınlaşmaktadır.
Bir taraftan Ortaçağcı gerici yuvalarda işlenen suçların üstü AKP’giller yargısı tarafından ya örtülüyor ya da gerekli cezalar verilmeyerek suçlular ödüllendiriliyor. Bu nedenle her yıl hem kadın cinayetleri hem de kadına, çocuğa yönelik istismar olayları artıyor.
Meclis’te bu ve benzeri konuların araştırılması için verilen önergelere AKP’giller ve onun suç ortağı MHP hep ret oyu veriyor. Bizzat AKP’giller’in Reisi ve içlerinde kadınların da olduğu Bakanları tarafından yapılan “kadın erkek eşit değildir, bir kereden bir şey olmaz, küçüğün rızası vardı” gibi akıl almaz açıklamalarla kadına yönelik şiddeti ve kadın, çocuk istismarını AKlayıp, yarattıkları kul kişilikleri bu suçları işlemeye özendiriyorlar. Bu nedenle AKP’giller döneminde kadına yönelik şiddet %1400 artmıştır. 2025 yılında 457 kadın erkekler tarafından katledilmiştir, 2026’da ise katledilen kadın sayısı bugün itibarıyla 70’dir. 20 Şubat 2026 tarihinde ise bir günde 6 kadın katledilmiştir.
Şunu da unutmamak gerekir. Kadına ve Aile üyelerine yönelik şiddeti engellemede büyük öneme sahip İstanbul Sözleşmesi’nden AKP’giller’in Reisi tarafından bir gece çekilme kararı alınması da kadına yönelik şiddetin artmasında öneml bir rol oynamıştır.
Yaşamına devam eden biz kadınları ise Ortaçağcı Gericilik nerede ise nefes aldıramaz hale getirmek istemektedir.
Ortaçağcı Gerici AKP’giller nafaka süresi kısıtlansın, nafaka yerine “mehir” getirilsin, evlilik yaşı düşürülsün istiyorlar. Yani Medeni Kanun’un yerine Şer’i Hukuk getirilsin istiyorlar. Artık böyle bir düzende Kadının özgürlüğü olan Laiklikten bahsedilebilir mi?
Yine 4+4+4 eğitim modeli ile kız çocukları okuldan uzaklaştırılmakta, kadınlar iş yaşamından alıkonulmak istenmekte, çalışan kadınlarımız ise düşük ücretlerle, sigortasız çalıştırılmaktadır. Ülkemizde etkisi her geçen gün artan işsizlik ve pahalılık cehennemi başta kadınlarımızı ve tüm halkımızı her geçen gün daha da yoksullaştırmaktadır.
Ey insanlığın yarısı olan kadınlarımız dolayısıyla bugün her zamankinden çok daha gür, çok daha kararlı, çok daha bilinçli şekilde 8 Mart’ın özüne sahip çıkmalı ve örgütlü mücadeleye katılmalıyız.
Halkçı Kamu Emekçileri olarak her 8 Mart’ta olduğu gibi bu yıl da Kadın Erkek El Ele Birlikte Mücadeleye şiarıyla alanlarda olacağız.
Kahrolsun ABD-AB Emperyalizmi!
Kahrolsun ABD!
Ortadoğu’dan Defol!
Laiklik Kadının Özgürlüğüdür!
Yaşasın 8 Mart!
Halkçı Kamu Emekçileri
8 Mart 2026
ARŞİV
2 saat önceARŞİV
5 gün önceARŞİV
9 gün önceARŞİV
08 Mart 2026ARŞİV
08 Mart 2026ARŞİV
08 Mart 2026ARŞİV
08 Mart 2026
1
Sendikamız Eğitim-İş’in 7. Olağan Genel Kurulu’nda Halkçı Eğitim ve Bilim Emekçileri olarakbir kez daha Devrimci Sınıf Sendikacılığının bayrağını dalgalandırdık!
1375 kez okundu
2
Birleşik Kamu İş 6. Olağan Genel Kuruluna devrimci sınıf sendikacılığı bayrağını yükseltmek için adayız.
1158 kez okundu
3
EĞİTİM-İŞ BURSA ŞUBE ESKİ BAŞKANI ÖZKAN RONA GÖZALTINA ALINDI
1152 kez okundu
4
Halkçı Kamu Emekçilerinin, Birleşik Kamu İş 6. Olağan Genel Kurul Bildirgesi
1094 kez okundu
5
Halkçı Eğitim ve Bilim Emekçileri olarak Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF)’ye bağlı Eğitim Emekçileri Enternasyonali (FISE)’nin20’nci Olağan Kongresine katıldık
1060 kez okundu